1 Mart’ta başlayacak kademeli normalleşme öncesi Koronavirüs Bilim Kurulu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında saat 17.00’de toplanacak. Bakan Koca, kritik toplantı sonrası açıklama yapacak.

BAKAN KOCA AÇIKLAMALAR

Dünya başarılı bir sınav vermedi. Ancak başarısızlığı üzerinden de salgınla mücadele etmek mümkün değil. Her ülke elindeki imkanlar nispetinde tedbirler almaya çalıştı. Biz de elimizdeki imkanları en iyi şekilde kullanmaya çalıştık. Riskten koruma tedbirlerinin tedaviden kat kat üstün bir değerde olduğunu yaşayarak öğrendik.

Sahne önünde Bilim Kurulumuz önemli roller üstlendi. Pek karşınıza çıkmayan Toplum Bilimleri Kurulumuz ise sahnenin gerisinde önemli stratejiler geliştirdiler. Elbette sağlık, tedavi ve hastalıkla mücadele konularında Bilim Kurulumuz çalışmalarına bütün hızıyla devam edecek ancak artık salgının sosyal hayata etkileriyle mücadeleye de odaklanacağız.

LİSELERDE YÜZ YÜZE SINAVLAR

Bununla ilgili üzerinde Milli Eğitim Bakanlığımızla görüşülüyor. İllerin hangi durumda olduğu zaten gelecek hafta görülmüş olacak. Riski olmayan illerde bir sorun olmayacak. Riski olan illerle ilgili önümüzdeki günler nasıl olması gerektiği, ne zaman yapılması gerektiği kabinede ve Milli Eğitim Bakanlığımızla durum değerlendirilmesi yapılıp, bu noktadaki yaklaşım netleşmiş olacak. Teşekkür ediyorum

8 milyon doz aşı yapıldı

Bugüne kadar aşılama çalışmalarında yaklaşık 1.5 milyonu 2. doz olmak üzere 8 milyon aşı seviyesine ulaştık. Aşılama planındaki ilk aşamanın sonuna yaklaştık. Küresel düzeyde en başarılı ülkeler arasındayız.

Temin attığımız aşıya rağbet artıyor. Bu tercihimizin doğruluğunu tasdik etsek de lojistik ile ilgili tehdidi artırıyor. Deyim yerindeyse aşı kıtlığı yaşanan bir zamandayız. Aşılama programında açıklanan veriler üzerinden haklı haksız eleştiriler yapılmaktadır.

“EN HIZLI AŞILAMAYI BAŞARDIK”

Aşıyı hazır temin eden ülkeler içinde en hızlı ve en çok aşılamayı başarmış durumdayız. Aşı temininde tüm ülkelerin önemli sorunlar ve aksaklıklar yaşadığı dönemde sistematik olarak aşı programını uygulasak da nüfusa oranla kat etmemiz gereken çok yol var.

İlgi gören her ürünün temininde güçlük vardır. Deyim yerindeyse aşı kıtlığı yaşanan bir zamandayız. Aşılama programımızı anlık ve canlı olarak yayınlamaktayız. Bu açıklama üzerinden çeşitli değerlendirmeler yapılarak haklı haksız eleştiriler yapılabilmektedir. Bugün aşıyı temin edebilirken yarın temin edilebileceğinin garantisini kimse veremez. Aşı tedariğinde her an aksaklık yaşanabilir, program kesintilere uğrayabilir.

Bunu yaşamamanın tek yolu kendi aşımızı üretmektir. Bugün itibariyle tedarik ve planlama sorunumuz yok. Birinci doz aşısını olan tüm vatandaşlarımızın ikinci doz aşıları güvence altındadır. Daha güvenli olanı kendi aşımıza sahip olmaktır.

Bu konuda yapılabilecek eleştirileri eldeki imkanları en iyi şartlarda kullandığımızdan emin olarak değerlendirmenizi istirham ediyorum. Aşı olduğumuz gün koruma başlamıyor. İkinci doz aşının üzerinden 14 gün geçtikten sonra aşılanmış oluyoruz.

Yani ilk aşı olduğumuz günden 42 gün sonra. Tüm nüfusumuzun en az yüzde 60’ını aşılamadan aşı güvencesini elde etmiş olmuyoruz. Her geçen gün sayısı artan mutasyonlu virüse dikkat etmek zorundayız.

Vaka sayılarındaki artış bazı illerimizin diğerlerinden daha geç normalleşme sürecine geçmesine neden olabilecek. Tedbir halen en güçlü silahımız. Geçtiğimiz haftalarda iller düzeyinde 100 bin nüfusa düşen haftalık vaka sayılarını paylaşmaya başladık.

Bu verileri her hafta düzenli olarak paylaşmaya devam edeceğiz. Pozitif test oranı, yoğun bakım doluluk oranlarımız, entübe edilen hastalarındaki değişiklikler illerimizdeki risk durumunu belirlemektedir. Risk durumlarına göre farklı iş kollarımızın faaliyet serbestliği konusunda Bilim Kurulumuzun çalışmasını sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında kabineye arz edeceğim. Güvenlik kuvvetli gereken tedbirleri arttıracaktır.

Ülkemizin bir an evvel normal koşullarına dönmesi için, milletimizin sağlık ve sıhhatini muhafaza için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Ülkemize bedelsiz aşı geldiğiyle ilgili bir konuda açıklama yapacağımı söylemiştim.

Muhalefet partisi liderinin Sayın Kılıçdaroğlu’nun bir açıklaması olmuştu biliyorsunuz.

Özellikle bu dönemde dünyada aşı savaşının yapıldığının yapıldığı dönemi yaşıyoruz. Ülkeler arası ticari sır olarak kalması gereken bilgilerin ifşa edildiğini görüyoruz. Ülkeler arasında bunun ilişkileri etkileyebileceğini özellikle ücret ve benzeri noktalarda bunun ticari sır olarak kalmasını sözleşmeye de konduğunu, bu nedenle fiyatı özellikle söylememiştim.

Vatandaşımız bunu çok iyi bilsin biz aşıyı dünyadaki bütün ülkelerin aldığı fiyattan en ucuza alan ülkeyiz demiştim. Bu iddiamın halen arkasındayım. Bu ülkeler arası karşılıklı sözleşmeyle ticari sır olarak korunması gereken durumdu. Bunu çok rahatlıkla açıklayabilirdim. Rakamı söylediğimde bunu dünya fiyatlarından düşük olduğunu herkes biliyor olacaktı. Bu aşı başka devletlere de satılıyor.

En ucuza satılan ülke Türkiye. Bu dönemde bu aşıyı teminat olmadan almayacağımızı ifade etmiştim. Yani bu aşı bağlantılarını çok erken yaptık. Faz 3 çalışması uygun çıkmamış olsaydı, Türkiye kendi yapması gereken tetkiklerden olumlu sonuç almamış olsaydı dolayısıyla bu aşıyı almamış olacaktık. Dolayısıyla teminatları garantiye aldık.

KILIÇDAROĞLU’NA CEVAP

İddia şu; deniyor ki, üretici firma 1 milyon doz aşı üretti ve bu 1 milyon aşıyı Türkiye’ye aslında bedel almadan bağışladı. Ama distribütörü olan firma bunu DMÖ’ye fatura etti, yani devlete fatura etti. Üretici firmanın devlete bedelsiz verdiği aşıyı üretici firma fatura ederek devletten 12 milyon dolar para aldı. İddia bu. Aşı savaşının olduğu dünyada üretici firma bir ülkeye aşıyı bedava bağışlar mı?

Bunun akılla izahı var mı? Bunun üzerin e biz firmaya dedik ki, sözleşmemiz gereği size vermemiz gereken bir bedel var, bunu ödüyoruz. böyle bir iddia var, bu nedir. Firmanın bize cevabı; Bu aşıyla ilgili buradaki amaç siz bizden teminat istediğiniz için biz teminatı sağlayamamıştık, bu nakit akış yönetimini sağlamak için biz distribütörümüz olan Sinovac firmasını temsil eden firmaya biz bedelsiz olarak verdik, ama biz sizden ücretini olduğu gibi aldık.

Bunu kim söylüyor? Üretici firma. Hani üretici firma Türkiye Cumhuriyeti’ne bağışlamıştı? Ayrıca bununla ilgili de vergileri dahil olmak üzere kurumlar vergisi dahil olmak üzere beyanı ve ödemesi yapılmış, vergiyle ilgili sorun yok.

Bizim de verdiğimiz parayı firma ‘ben aldım’ diyor. Bir diğer konu, ısrarla aracı var mıydı, yok muydu? Biz devlet olarak Sinovac firmasıyla görüşmeler yaptık. Bu firmanın 10 yıldan fazla süredir tek distribütörü var. Bu firmanın Türkiye’deki ayrıca yetkilisi. Hem tek distribütörü hem tek yetkilisi. Dolayısıyla biz bütün görüşmeyi Sinovac firmasıyla yaptık. Hiçbir şekilde aracı firmaya zerre kadar 1 kuruş ilave verilmemiştir.”

KISITLAMALAR

Tam kapanma gibi bir durumu düşünmüyoruz. Ama vaka sayısının arttığını, mutasyonun etkili olduğunu özellikle Doğu Karadeniz’de görüyoruz. Türkiye’ye özgü yeni bir mutant virüs görülmedi. Mart ayı sonuna kadar 4,5 milyon bioNTech aşısı gelecek.

AŞILAR

bakan koca asi aciklamasi

Mart ayı sonuna kadar 4,5 milyon bioNTech aşısı gelecek. Rus aşısının Türkiye’de üretilmesi için çalışmalarımız sürüyor. AstraZenaca aşısıyla ilgili de 1 2 hafta içinde sözleşme imzalayabiliriz. Mayıs sonuna kadar 105 milyon aşıya erişeceğimizi biliyoruz. Bu 52.5 milyon kişinin aşılanması demek.

KISITLAMALAR

Karadeniz Bolgesi icin Pandemi OHAL Onerisi

Aşılama oranına göre kısıtlamada esneme olabilir. Yaptığımız çalışmaları pazartesi günü Kabine’ye sunmuş olacağız. Toplantı sonrası açıklama yapılacak.

YERLİ AŞI “

Yerli aşıyla ilgili faz 2 aşamasına gelmiş olan aşımız olduğunu biliyorsunuz. Faz 2 aşamasında olan aşı toplam 200 kişide düşünülüyor. Bu 200 kişinin 84 kişiye aşıları yapılmış oldu. Bunun tabii biliyorsunuz 28 gün sonra ikinci doz aşısı yapılmış olacak.

Nisan ayında faz 2’nin biteceği ve Nisan sonunda faz 3’e geçebileceğini düşünüyorum. Bilim Kurulu olarak üzerinde tartıştığımız gelinen öneri noktalarını açıklamamı istiyorsunuz. Doğrusu bununla ilgili illerin kademelendirmelerinde önümüzdeki günler belli olmuş olacak. Bilim Kurulumuz hassasiyetle çalışıyor. Kanser, organ nakliyle ilgili benzer durum olmuştu. Tedaviye bağlı olarak erkene alınabilir mi olarak üzerinde çalışılıyor.

Toplantı ve maçlarla ilgili özel durumu dün açıklamıştım. Genel olarak biz salgında bulaşın nasıl olduğunu biliyoruz. İlk günden itibaren salgında bulaşın yakın temasla birlikte daha da arttığını hep anlatır olduk. Bunu vatandaşımız biliyor. Özellikle vatandaşımıza kapalı, kalabalık ortamlardan uzak kalmalarını özellikle ifade etmiştik. Bu bilgilendirmede bir değişiklik yok.”

YERİNDE KARAR DÖNEMİ 1 MART GÜNÜ BAŞLIYOR

Covid-19 salgını mücadelesinde yeni bir döneme geçiliyor. Yerinde karar dönemi başlıyor. Bu arada bu dönemde her ildeki vaka sayısı, aşılama oranı gibi veriler normalleşme adımlarının atılmasında belirleyici olacak.

Diğer yandan ise riskin azaldığı illerde kademeli olarak normalleşme süreci başlayacak. Bu iller takip edilerek vaka sayılarının artması durumunda kısıtlamalar yeniden söz konusu olacak.

İL İL 4 RİSK GRUBU BELİRLENDİ

Ülke genelindeki her il, Sağlık Bakanlığının belirlediği vaka, aşılama oranı gibi ölçütler çerçevesinde “düşük”, “orta”, “yüksek” ve “çok yüksek” olmak 4 risk grubunda sınıflandırılacak. Bu risk grupları gözetilerek mart itibarıyla kademeli normalleşme süreci başlatılacak.

KISITLAMALAR AŞAMALI OLARAK KALDIRILACAK

Sokağa çıkma kısıtlaması, hafta sonu uygulamasından başlanarak illerin durumuna göre aşamalı şekilde kaldırılacak.

ÖĞRENCİLERİN DURUMU

Gaziantep'te Yüz Yüze Eğitim Başliyor

Eğitim öğretime uzaktan devam eden öğrencilerin durumu, illerdeki vaka sayısına göre değerlendirilecek.

RESTORAN VE KAFELER AÇILACAK MI?

“Yerinde karar” dönemi kapsamında restoran, kafe, kıraathane ve benzeri yerlere ilişkin yol haritası da gelecek günlerde açıklanacak.

BAKAN KOCA Bilim Kurulu Toplantısı Olacağı Günü İşaret Etti

Bakan Fahrettin Koca, Muhammed Emin Saraç’ın cenazesinde sosyal mesafeye uyulmadığı eleştirileriyle ilgili dün akşam önemli açıklamalarda bulunmuştu. Koca, “Ben cenazede o tarz mesafenin ortadan kalkabileceği bir görüntünün olabileceğini öngörmedim. Öngörmem gerekiyor muydu? Evet, gerekiyordu. Bu benim kusurum. Vatandaşımızdan bu anlamda özür diliyorum.

Özellikle 83 milyon vatandaşımızla birlikte, beraber olarak mücadeleyi devam ettirmekten yanayım. Başarı da 83 milyon vatandaşımızın olmuş olacak. Bununla ilgili detaylı bilgiyi de vatandaşımızın zihnini bulandırmak isteyenlere cevaben, vatandaşımıza yönelik yarın basın toplantısında detaylı açıklamada bulunacağım.” ifadelerini kullanmıştı.


Yorumlar (0)

* Yorumların Onaylanması İçin Türkçe Yazım Kurallarına Dikkat Edin!

GÖNDER