Hadis-i Şerifler | Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) Sözleri

Ana Sayfa İslam Hadis-i Şerifler | Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) Sözleri
  



Hadis-i Şerif, Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed (s.a.v)’in sözlü olarak ifade
ettiği cümlelere nedir. Müslümanlar için büyük bir servet olan Hadis-i Şerif’lere gelin isterseniz hep birlikte bakalım.

1- Ey Genç! Allah’ın hak dinini koru ve yaşa ki, Allah da seni ( kötülüklerden ve cehennem ateşinden ) korusun. Allah’ın emirlerini yerine getir ki, onun mükâfatını (hem dünya hayatında hem de ahirette ) karşında bulasın. Bir şey istediğin zaman yalnızca Rabbinden iste! Yardım talep ettiğin zaman da Aziz ve Celîl isimlerinin sahini Allahü Teâlâ’dan dile!.. (M. Ehâdis SN: 160 HN: 1392)


2- Bir zaman vardır gün içerisinde.. Şayet bir mümin namaz kılarken o vakte rastlar ise ve o an Allah’tan bir şey dilerse Allah o dileği mutlaka ona verir. ( Buhari, Cuma 37 )


3- Kim ki cehennem azabından korunup cennete girmeyi isterse, ölüm gününü, Allah’a, Kitaba ve ahiret gününe inanmışlardan olarak karşılasın. Bir de başka insanlara karşı, kendisine nasıl davranılmasından hoşlanıyorsa öyle davransın. (Müslim İmare 46 )


4- Efendimiz, ‘Şüphesiz ki cennet yüz ayrı katmandır. Onların her bir katmanı gök ile yer arasındaki mesafe kadardır. O derecelerin en yücesi, Firdevs’tir. En üstünü  de Firdevs’tir. Arş ise muhakkak Firdevs’in daha da üstündedir. Cennetin ırmakları da Firdevs’ten çıkıp akar. Bu itibarla siz Allah’tan dilemek istediğiniz zaman Firdevs’i dileyin buyurdu.”


5- Küçük yaşta ibadete başlayan gençlerin, yaşlandıktan sonra ibadete başlayan kişiler üzerine üstünlüğü, peygamberlerin diğer insanlar üzerindeki üstünlüğü gibidir. (Kenzül – İrfan. 194)


6- Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltmeye çalışsın; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.


7- “Efendimiz (s.a.v):

‘…Şayet cennet ehlinden olan kadınlardan bir kadın dünyaya teşrif etmiş olsaydı, şüphesiz ki yer ile gök arasını aydınlatır ve ikisi arasını hoş bir koku sarardı. Ve elbette o kadının örtüsü, dünyadan ve dünyada içindeki her şeyden daha hayırlıdır’ buyurdu.”

(Buhari – 6467)


8- “Efendimiz (s.a.v):

‘Cennet ehli cennete kavuştuğu, cehennem ehli de cehenneme atıldığı zaman, ölüm, bir koç suretinde getirilir. Cennetle cehennem arasında yatırılıp kurban edilir.

Sonra bir tellal:

“ −Ey cennet ahalisi! Artık sizlere ölüm yoktur. Ey cehennem ahalisi! Artık sizlere de ölüm yoktur der. “ Bu olay sebebiyle cennet ehlinin ferahı bir kat daha artar, cehennem ehlinin üzüntü, keder ve acısı da bir kat daha artar’ diye buyurmuştur.”

Müslim 2850 – 43, Buhari-6457, İbni-Mace 4327, Tirmizi-2682


9- Nerede olursan ol Rabbine karşı gelmekten uzak dur; şayet bir kötülük yaparsan hemen ardından bir iyilik yap ki Rabbin sana merhamet etsin. İnsanlara davranışta bulunurken, güzel ahlakın gerektirdiği gibi davran.


10- Allah’ın tövbe eden gençten ziyade sevdiği, ilerleyen yaşına rağmen günaha devam eden ihtiyardan da ziyâde buğzettiği (sevmediği)  hiç bir şey yoktur. (Kenzül – İrfan. 196)

Hadis-i Şerifler

hadisi şerifler kısa


11- Ebu Hureyre (R.a)’nin söylediğine göre:
“Nebi (s.a.v) şöyle buyurdu:

‘Her kim cennet ile ödüllendirilirse oradaki nimetler içinde hoş bir halde olur. Kendisine hiçbir sıkıntı ve zorluk  verilmez. Elbiseleri yıpranmaz, gençliği de bitmez’ buyurdu.”

Müslim –  2836/21, Tirmizi  –  2646


12- Birbirinize buğuz etmeyin (gönül koymayın), birbirinize haset etmeyin, birbirinize sırtınızı çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, birlik olun, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal kılınmaz. (Buhârî Edeb /57, 58.)


13- Huzeyfe ( R.a )  şöyle aktarmıştır:
Rasulullah (s.av) şöyle dedi:

“Müminler arasında laf götürüp getiren (yani gıybet yapan) hiç kimse, cennete giremez!”

Ebu Davud – 4871


14- Enes bin Malik (R.a) şöyle aktarmıştır:

“Rasulullah (s.a.v):

‘Mümin bir kimse bir ağaç eker de onun mahsulünden bir insan veya hayvan yerse, şüphesiz ki o yenilen mahsül, ağacı diken mümin için bir sadaka olur’  diye buyurdu.”

Buhari 13 -/ – 6005, Muslim 1552-8


15- Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (s.a.v) söyledi :

‘Dul kalmış kadınlara ve geçimleri olmayan fakirlere yardım eden bir kimse, Allah yolunda canıyla ve malıyla cihad eden veya gündüz oruç tutup, gece namazı kılan kimseler gibidir’  diye buyurdu.”

–  Müslim 2982/41 –  Tirmizi 2035 – Nesei – Buhari 13/6002


16- “Resûlüllah (s.a.v) gençlerin yanına gitti ve şöyle buyurdu : “Siz genç olanlardan kimin evlenmeye gücü yeterse tez vakitte evlensin. Çünkü evlenmek gözü haramdan korur; iffet ve namusu olması gerektiği gibi muhafaza eder. Evlenmeye gücü yetmeyenlerinizse oruç tutsun. Çünkü oruç tutmak insan nefsinin cinsî arzusunu azaltır.” (Müslim Hadis , Nikâh.1)


17- Abdullah ibni Mesud (R.a) şöyle buyurdu:

“Rasulullah Efendimiz (s.a.v):

‘Muhakkak ki doğruluk sizleri iyiliğe götürür ve kuşkusuz ki iyilik de yine sizleri cennete götürür. Ve yine şüphesiz ki kişi doğru söyleye söyleye sıddık ( doğruyu söyleyen güvenilir kişi ) diye yazılır. Muhakkak ki yalan söylemek ise facirliğe (şer olana) götürür. Ve muhakkak ki facirlik de sizleri cehenneme götürür. ‘ diye buyurmuştur.”

Muslim – 2607/103


18- Adamın birisi Rasulullah Efendimiz (s.a.v)’in yanına geldi ve:

–Ey Allah’ın Rasulü! Ben seni çok seviyorum dedi.

Rasulullah (S.a.v):

–‘Eğer beni gerçekten seviyorsan, zorluğa sabırla hazırlan! Yemin ederim ki, Beni sevene zorluk, tepeden dereye gelen sudan hızlı gelir’  diye buyurdu.”

Albânî Silsiletu’l-Ehadîsi’s Sahiha 1586


19- Cabir (R.a) şöyle buyurdu:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den duydum:

‘Mümin kişi evine girdiği zaman, eve girerken ve yemeğe otururken Allahü teâlâ’yı anarsa, (Besleme çekerse ) şeytan (kendisinden olan habis varlıklara):

–Size (bu evde) gecelemek de yok, yemek de yok! der.

Kişi eve girerken, girişi anında Allah’ı anmazsa, (Besmele Çekmez ise) şeytan (kendinden olan habis varlıklara):

–Siz, şimdi geceleyeceğiniz yeri buldunuz, der. Eğer kişi, yemek yerken de Allah’ı anmazsa, (besmele çekmezse) şeytan (kendinden olan habis varlıklara):

–Siz, bu gece hem geceleyecek yerinize, hem de yemeğinize kavuştunuz, diye söyler ‘ buyurmuştur”

Buhari – Edebu’l-Müfreed 1096 /  Müslm 2017 /1 03

hadisi şerifler


20- Numan bin Beşir (Radiyallahu Anh) şöyle aktardı:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den duydum ki:

‘Dikkat ediniz! Şüphesiz ki insan vücudunda bir organ vardır. Eğer o iyi olursa, bütün vücut iyi olur. Eğer o iyi olmazsa olursa, bütün vücut bozulur. Dikkat ediniz! O organ, kalptir!’  diye buyurdu.”

Buhari 1/206, –  Müslim


21- Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle aktardı:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur,

“O kim ki ‘La İlahe İllallah’ diyerek Rabbini anarsa, bela ve sıkıntı ondan uzak durur.” Diye buyurdu.

Ebu Nuaym – Hilye 5/46, Taberani – Mucemu’l-Evsad /  6533, Albânî Sahiha .1932


22- Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Sizler cemaatle birlikte olun! Cemaati terk etmekten kaçının! Muhakkak ki şeytan tek başına kalanlar ile birliktedir. Birbiriyle saf tutmuş iki kişiden ise uzaktır. Kim cennet ile müjdelenmek istiyorsa, cemaatle birlikte olsun. Yaptığı iyilik ile sevinen, kendisinden bir kötülük cereyan ettiğinde ise o kötülük hasebiyle üzülen kimse, mü’mindir’  dedi.”

Tirmizi-2254


23- Mü’min kişinin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir durumu vardır. Müminin her işi hayırdır. Eğer bir rahatlığa (nimete) kavuşursa Rabbine şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir kötü duruma (musibete) uğrarsa sabredenlerden olur ve bu da onun için bir hayır olur. (Müslim – Zühd,/  64; Dârim”, / Rikâk, 61.)


24- “Yeryüzündeki insanlar içinde Allah’ın en sevdiği kimseler, kötülükleri terk edip, iyiliklere yönelen gençlerdir.” (EbuDavut Salât – 26)


25- Pişmanlık da tövbeden sayılır. Pişmanlık müyesser olmazsa ( oluşmazsa ) azap kesindir. Efendimiz S.A.V. bunları haber verip isyan eden kimseleri men etmiştir. Şeytan bazen Rahmet-i İlahi’nin büyüklüğünü beyan ederek de insanları azdırmak, yolundan çıkartmak ister. Şeytanın ve nefsin sesine dikkat ediniz!.. (İmam Rabbânî Mekrubatı C-1/M-96)


26- Ebu Hureyre (R.a) şöyle buyurdu:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizlere söyledi:

‘Siz müminlere iki şey bıraktım. Bunlara sımsıkı sarılırsanız asla hataya düşmezsiniz:

Birincisi Allah’ın Hak Kitabıdır ikincisi ise benim sünnetimdir. ‘ diye buyurdu.

Efendimiz bir gün şöyle buyurdu; “İnsanı helâk eden şu yedi şeyden kaçının.” Etrafındakiler, “ O yedi şey nelerdir ya Resulullah ” dediler. Bunun üzerine Efendimiz ( s.a.v ):

“ Allah’a şirk koşmak, büyü ve sihir ile uğraşmak, Allah’ın haram kıldığı bir canı almak, faizin her türlüsüne bulaşmak, yetim hakkına tenezzül etmek, mümin kardeşlerinizin savaştığı bir savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara haksız şekilde iftirada bulunmak “ diye buyurdu. (Buhârî – Vasâyâ, 23, Tıbb,- 48; Müslim, – Îmân,/ 144)

Malik-2/899, Hâkim. 319 –  Beyhaki 10/114


27- “Kişi arkadaşının ahlakı ve dini üzerinedir. O halde sizden biriniz kiminle arkadaşlık kurduğuna iyi baksın.” (Tirmizi, Zühd, – 45. Ebu-Davut Edep/16)


28- Cabir (R.a) şöyle aktardı:

hadisi şerifler

“Biri muhacirler olan diğeri ise Ensar olan iki çocuk birbirleriyle kavga ettiler. Bunun üzerine Muhacirler,

–Yetişin ey Muhacirler!, diye nida etti..

Ensarî de:

–Yetişin ey Ensarlar!, diye nida etti.

Buna müteakiben Rasulullah (s.a.v), (evinin dışına) çıkarak:

–‘Nedir bu yaptığınız? Cahil bir halk davası mı?’ diye sordu.

Sahabeler:

“–Hayır, ya Nebii! Öyle bir dava yoktur! Yalnız şu iki çocuk kavga etti. Biri, diğerini arkasından vurdu” dediler.

Rasulullah (s.a.v) ekledi:

hadisi şerifler kısa

–‘O halde bir sakınca yoktur. Kişi, mazlum da olsa, zalim de olsa,  mümin kardeşine yardım etsin! Eğer zalimse (kardeşi), onu (işlemiş olduğu kötülükten) derhal men etsin! Kuşkusuz ki bu, onun için bir yardımdır. Eğer (kardeşi) mazlum ise, elinden tutsun, ona yardım etsin!’  diye buyurdu.”

Müslim-2584 / 62. Tirmizi 2356


29- Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir gün etrafındaki kişilere şöyle buyurmuştu:
“Yemek sofralarınıza hepiniz birden toplanın. Yemeğe başlamadan önce de Rabbinize verdiği nimetler için şükredin ve besmele çekerek onu anın. (BismillâhirRahmânirRahîm), Muhakkak ki Allah o yemeğinizi sizler için mübarek kılar.” Hadis-i Şerif ( İbn Mâce, Et’ime )


30- Rasulullah (s.av) şöyle söylemiştir:

“Muhakkak ki bizden başkasına benzeyen bizden değildir! Hristiyanlara ve Yahudilere benzemeyin!”

Albânî-Sahihu’l-Cami.5434

hadisi şerifler kısa


31- “Sizin gençlerinizin en hayırlısı, (günah olandan uzak durmakta ve günaha karşı temkinli davranmakta) ihtiyarlara benzeyenlerdir. Yaşlılarınızın en fena olanı ise, (günah işlemekte ve nefsinin arzularıı dinlemekte) cahil gençler gibi yaşayandır” (Heysemî,Mecmau’z -Zevaid, 10/ 270; İbn.Hacer,el-Metalibu’l-  /Aliye, 3/3)


32- Elbette her insan hataya düşer. Hata işleyen kişilerin en hayırlıları Allaha karşı tövbe edenlerdir. (Tirmizî – Kıyâme, 49 / İbn Mâce – Zühd, 30.)


33- EbuHureyre (R.a) şöyle buyurmuştur,

“Rasulullah (R.a) dedi ki:

‘Peygamberin nefsi elinde olan Allah’a yemin olsun ki, bu ümmetten Yahudi, Hristiyan veya herhangi bir kimse beni işitir de sonra benimle gönderilen kitaba iman etmeden ölüm gününe kavuşursa şüphesiz ki o, ateş ehli kılınanlardan olur!’  diye buyurmuştur.”

Müslim –  153. 240


34- Muhakkak Allahü Teâlâ ibâdet eden gençleri gösterir ve onunla meleklerine övünür. (Kenzül-İrfan – 295)


35- “Doğru olmayan bir iş gördüğünüzde veya duyduğunuzda, o işi yapan insanların heybeti, hakkı söylemekten sizi alıkoymasın.” – Hadis-i Şerif  (İmam Taberâni /  Mu’cemu’s-Sağir * 2/185.)


36- Sa’d bin Ebi Vakkas (R.a) şöyle buyurmuştur:

“Allahın Resuluna (s.a.v) :

−Ya Rasulallah! İnsanların hangisi bela yönünden  daha şiddetli olanına uğrar dedim.

Rasulullah (s.a.v):

−‘Bela yönünden, insanların en şiddetlisi, şüphesiz ki Nebilerdir! Sonra, rütbece en üstün kimselerdir! İnsanlara dinine göre bela verilir! Kişi, dininde kuvvetli ise belası da o denli şiddetli olur! Eğer dininde zayıf bir kimse ise o da dinine göre belaya uğratılır! Bela kuldan ayrılmaz imtihana devam eder ta ki kul üzerinde hiç günah kalmamış bir halde yeryüzünde gezer olunca onu bırakır’ buyurdu.”

Ahmed .1481, Dari mi 2/320, İbni. Mac e 4023, İb .ni Hibban el-Mev. arid 699, Alb .ânî Sahi hu’l-Ca mi 992


37- Allah’a ve ahiret gününe imân edenleriniz, komşusuna zulmetmesin. Allah’a ve ahirete imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân edenleriniz, ya hayırlı konuşsun yada sussun. (Buhârî Edeb.. 31, 85 / Müslim – Îmân, 74, 75)


38- “İnanan gençlerden biri Efendimize gelerek: “Ey Rasulullah!, senden  zina yapmak için izin istiyorum.” der. Orada bulunanlar hemen gencin üzerine yürüyerek onu ayıplarlar ve gitmesini isterler. Onların aksine, Efendimiz hazretleri (asm),  “O genci yanıma getirin”der. Yüve şefkatiyle genci dinler ve: ” Zina fiilinin annene yapılmasını ister misin?” diye gence sorar.

Genç, Efendimize ( s.a.v ): “Anam babam sana feda olsun! Asla istemem” diye cevap verir.

Peygamberimiz: “İnsanlardan hiç biri anneleri için bunu istemezler” der.

Sonra, “Kızın için zinayı kabul eder misin?”, “Kız kardeşin için?”, “Halan için?”, “Teyzen için bunu işi ister misin?” diye sorar ve her defasında gençten, “Hayır” cevabını alınca, Efendimiz de (asm) , “Diğer insanlar da bu duruma razı olmazlar” der.

Sonra elini gencin üzerine götürüp, “Yâ Rabbi bu gencin günahlarını bağışla, kalbini pak et, iffetini muhafaza etmesine yardım et” diye dua eder. Genç, bir daha zinaya yaklaşmaz (Müsned, 5ç256 / 257)


39- Ebu Hureyrre (R.a) şöyle aktardı:

“Rasulullah (s.a.v) ;

‘Şüphesiz ki Rabbiniz, sizin simalarınıza ve dünya üzerinde sahip olduğunuz mallarınıza bakmaz! O ancak sizin kalplerinize ve işlediğiniz amellerinize bakar,’  diye buyurdu.”

Müslim 2564.34 /-/  İbni Mace .4143


40- Ebu Hureyrre (R.a) şöyle aktardı:

“Allahın Rasulü (Sallallahu Aleyhi veSellem) bir yiyecek yığınının yanına yaklaştı ve elini o yığına daldırdı.Ellerini yığının içinden çıkarınca parmaklarının ıslandığını gördü.

Bunun üzerine Rasulullah (S.a.v) söyledi:

–‘Ey yiyecek sahibi! Bu ıslaklık nedir?’  diye buyurdu.

–Mal sahibi:

–Ey Allah’ın Rasulü! O yığına yağmur isabet etti dedi.

Efendimiz (s.a.v):

–‘İnsanların (satın almadan önce) görebilmesi için o yığını yiyeceğin üst tarafına koymalı değil miydin? Şüphesiz ki bizi kandıran bizden değildir’  diye buyurdu.”

” Şu beş şey sizlere gelmeden evvel önce beş şeyi fırsat bilin;

Ölüm günü gelmeden önce hayatın, hastalık gelmeden önce sağlığının, meşguliyet gelmeden önce boş zamanın, ihtiyarlık gelmeden önce gençliğinin, fakirlik gelmeden önce zenginliğinin.” (Münavî, Feyzu’l-Kadîr, 2/16))


41- Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Takip et  
Bildir