Kurak alanlar, yeryüzünün yaklaşık %41’ini kaplıyor ve Dünya’da yaşayan her üç insandan birine ev sahipliği yapıyor. Bu alanlarda yaşam, kuraklıktan, yani yağmur suyu miktarının buharlaşma nedeniyle kaybettiği su dengesinden büyük ölçüde etkilenir.

Bu anlamda iklim değişikliği sonucunda kuraklık dünya çapında artmaktadır. Alicante Üniversitesi’nde (UA), Kurak Alan Ekolojisi ve Global Değişiklik Çalışması adı ile yürütülen ve Fernando T. öncülüğünde ilerleyen Science’ta yayınlanan bir araştırma, ilk kez, kuraklık arttıkça, gezegendeki kuru alan ekosistemlerinin bir dizi ani değişikliğe uğradığını ortaya koydu.

“Çalışmada, çok sayıda ekosistem özelliğinin küçük kuraklık artışlarına doğrusal olmayan bir tepki gösterdiği görüldü. Bu, nispeten küçük kuraklığın artması sonucunda dahi hızlı, bazen ani etkilerin meydana geldiği anlamına geliyor. Bu nedenle, bazı kuraklık eşikleri aşıldığında, ekosistem orantısız değişikliklere uğruyor ve daha da kurak hale geliyor.

Değişimin Üç Aşaması

İklim Değişikliği, Kurak Alan Ekosistemlerinde Ani ve Yıkıcı Değişimlere Yol Açacak!

Araştırmacılar tarafından bu araştırma sonucuna bağlı olarak üç değişim evresi tanımlanmıştır.

Birincisi, kuraklık seviyelerinin 0.54 civarında olduğunda, “ekosistem su eksikliğiyle sınırlı hale geldiği,  bitki örtüsünün değiştiği ve ve birçok alanda olduğu gibi ot ve çalı gibi kuraklığa adapte olan türlerin hakimiyeti altına girdiği görülüyor. İber Yarımadası’nda yapılan bu araştırmaya göre, bu aşama, ani ya da belirli sürelerde meydana gelebiliyor.

İkincisi, bitki örtüsü değiştikten sonra, kuraklık değerleri 0.7’yi aştığında görülüyor. Buna göre, toprak çok daha az verimli olur, yapısını kaybeder ve erozyona karşı daha savunmasız hale gelir. Dahası, toprak besinlerinin korunmasında temel rol oynayan toprak organizmaları, daha faydalı organizmalar pahasına baskın bir patojen varlığı ile kökten etkiler.

Üçüncüsü ise, 0.8’lik kuraklık değerlerinin ötesindeki değişim göz önüne alınıyor ve sonuç olarak ani bir çeşitlilik kaybı ve bitki örtüsü değişiminin meydana geldiği görülüyor. Bununla birlikte, bu eşik aşıldığında, su açığı, bitkilerin bu koşullarda gelişemediği bir evreye giriyor. Biyolojik aktivite büyük ölçüde azalıyor ve nadir yağmur olayları sırasında meydana gelen fırsat pencereleri ile yaşam koşullandırılıyor. Yani yeni bir ekosisteme zorlanıyor, hem insanlar hem de diğer canlılar.

2100’de Etkilenecek Küresel Toprak Oranı %20 Olacak

İklim Değişikliği, Kurak Alan Ekosistemlerinde Ani ve Yıkıcı Değişimlere Yol Açacak!

İklim tahminlerine göre, Dünya’daki topraklarının % 20’sinden fazlası bu çalışmaya göre, 2100 yılına kadar belirlenen bir veya daha fazla kuraklık eşiğini geçebilir. “Hayat ortadan kalkmayacak, ancak bulgularımız bu ekosistemlerin ani değişiklikler yaşayabileceğini gösteriyor toprak verimliliği ve biyokütle üretimi gibi 2 milyardan fazla insana ekosistem sağlama kapasitelerini azaltacaktır “diyor, çalışmanın başyazarı ve koordinatörü.

Bu duruma bakıldığında, henüz kaybettiğimiz çok şey yok. Ancak kurak toprakların da tıpkı insanlar gibi ölebileceği ancak insan öldüğünde sadece kendisi ölürken, toprağın ölmesi, insanlığın ölmesi anlamına geleceğinden, onların kıymetini daha iyi bilmek gerekiyor.

Youtube Kanalımıza Abone olmayı lütfen unutmayın. :)


Kaynak : https://phys.org/news/2020-02-climate-abrupt-shifts-dryland-ecosystems.html
Yorumlar (0)

* Yorumların Onaylanması İçin Türkçe Yazım Kurallarına Dikkat Edin!