Makale, düşünceyi kanıtlamak, düşünceyi savunmak ve bir konuda görüşü belirtmek için yazılan yazılara makale denir. Dergilerde, internette  ve gazetelerde yayınlanır.

Bir konuda görüş ve düşünceleri savunmak, bir gerçeği açıklamak, bilimsel yazı ele almak  veya bir tezi savunmak için yazılan yazılara makale denir. Bu yazımızda sizlere makale örnekleri kısa ve uzun olarak sizler için sıraladık.

Makale Örnekleri

Makale Örnekleri – 1 (Kısa)

Hayal kurmak insanın doğasında var. En kötü, en zor günlerin bile hemen sonunda hayal kurmaya başlarız. Belki de hiç gerçekleşmeyeceğini bile bile… Ama yine de hayal kurmak çok güzel. Sağlığımız için, borçlarımızın bitmesi için ya da üniversite kazanmak için… Ne için olduğu hiç önemli değil! Yeter ki her insanın bir hayali olsun. Bir isim ve bir kişiliği olduğu gibi. Evet! İnsanlar hayalleri ile yaşar. Hayal kurmak yaşatır insanı. Hem de sımsıkı hayata sarılarak. Belki bazen çok yaklaşır ve hatta kıyısından geçeriz kurduğumuz hayallerin. Ama olmaz. Bir daha kurmalı başka bir yoldan hayali. Belki bu sefer tam ortasından geçecek kaderimiz. Belki de, çoğu zaman olduğu gibi kenarından, kıyısından. Ama heyecanlandırması bile yetmez mi ? Ve belki de yeni ufukları ve yeni kapıları açarak!

Hayal kurmaktan hiç bıkmamalı insan. Hem de daha şatafatlı ve daha eğlenceli güncellemeler yaparak. Madem olmuyorsa çok istediğimiz hayalimiz. O zaman, bir format atmalı hayallere. Karakterleri değiştirmeli ve belki de olayları en kökten. Ama kurmalı her ne ise o. Ve bir an bile hayal kırıklığına uğrama korkusu yaşamadan. Çünkü kırılabilir hayaller. Ve belki de bin parçaya bölünebilir. Ama, sihirli değnek çok hayal aleminde. Ve hemen o değneklerden birini eline alarak, ufak dokunuşlar yapmalı hayale. Ancak bu şekilde hayatta kalmak mümkün olacak. Ve ancak bu sayede, neşeli ve hevesli olunabilir. Sen de hayal et kardeşim. Hiçbir hayalin gerçekleşmezse bile!

Makale Örnekleri – 2 (Uzun)

Tıp dünyasının içinde bulunduğu kötü durum gün geçtikçe daha da kötüye gitmeye devam ediyor. Henüz okuma yazma bilmeyen ve hatta ismini soyadını dahi tam olarak söylemeyi beceremeyen çocukları Tıp sözcüğü ile tanıştırıyor ve her şeyden daha çok bu kelimeye alıştırıyoruz onları. Bir bakıma belki kendi beklentilerimizi ve egolarımızı tatmin etmeye çalışıyor belki de çocuklarımızın daha iyi bir geleceğe sahip olmasını sağlamaya çalışıyoruz. Ama bir yerde yanlış mı yapıyoruz acaba? Mesela, ebeveynlerinin baskısı ve yönlendirmesi ile bu alana yönelen zeki çocukların, zekasını esasında bu bölüme adamak istememelerine rağmen ya da bu yönde bir zeka olmasına rağmen kabiliyetlerinin olmamasından dolayı, sırf üniversite sınavlarında üstün başarı aldıklarından dolayı Tıp bölümüne yönlendirilmelerinde yanlışlık yapmıyor muyuz acaba?

İşte böyle bir hata, çocukların sadece bir “Tıpçı” olmalarını sağlamaktan öteye gidemiyor. Çocuklar, belirli bir yaşa kadar zekaları ve çalışkanlıkları ile geldiği bu bölümü, kabullenemiyor ve başka çareleri kalmadığından dolayı mecbur hissettiklerinden devam ediyorlar. Ve sonrasında mı? Uzman niteliklerine sahip olmayan binlerce “Uzman Doktor”, henüz bir tanı-teşhisi MR ve Röntgen’e danışmadan koyamayan “Profesör” ve başka bir yolu olmadığından dolayı olmak zorunda kalan “Aile Hekimleri” türüyor. Tabii ki hepsini genellemek doğru bir yaklaşım olmaz. Ama gel gelelim bu bir gerçek.

Sahte demek doğru bir yaklaşım olmayabilir ama “kabiliyetsiz ve isteksiz” , bu tanımlamaya en ideal yaklaşım gösteren iki kelime olabilir. Peki bu durumda ne mi oluyor? Ne idüğü belli olmayan firmaların, hangi akla hizmet ettiği bilinmeyen çantalı reklamcıları bir anda, kendilerini bu “kabiliyetsiz ve isteksiz” doktorların odasında buluyor. Ve sonrasında, hayal dahi edemeyeceğiniz hediyeler, tatiller, arabalar… Ve hastalanıp şifa bulmaya gelmesine rağmen bu reklam ilaçlar ile hiçbir şifa bulamayan milyonlarca hasta… Burada kim mi haksız? İşte bu kutsal görevi bilinçli ve isteyerek yapmak istememelerine rağmen kendi tercihleri ile onları baş başa bırakmayan ebeveynler en büyük hatalı. Sonrasında kim mi var? İşte bunu cevabını da size bırakıyoruz.

Makale Örnekleri – 3 (Bilimsel Makale)

Modern Fizik’te Kuantum çok büyük anlam ifade eder. Birçok teknolojik kavramın altında yatan gerçekliği Kuantuma borçluyuz. Önümüzdeki günlerde hayata geçmesi planlanan 5G teknolojisinden tutun da akıllı telefonun RAM belleğine değin tüm alanlarda bu kavramın ayak izlerini bulabiliriz.

Hem de karlı bir alanda çizme botları ile derinden çizilen ayak izleri gibi. Kuantum, atomların bir birine sıçraması tekniğinin genel adıdır. Yani, bir maddedeki atomlar, bir başka atoma geçerken Kuantum fiziğine örnek teşkil ediyor. Bu da onların enerji seviyeleri ve atraksiyonları ile ilintili bir durum.

1900’lü yılların başlarında Max Planck ile hayatımıza giren Kuantum Fiziği; kuanta parçacıkları ile ifade ediliyordu. Planck’a göre, kauntalar, enerji düzeyleri ve bu düzeylere bağlı sıcaklık geçişlerini izah etmek, kuantumun varlığını ispat etmek demekti. Ve ona göre, bir enerji spektrumu oluşturmak için kuantum geçişleri gerekiyordu. İşte bu yüzden günümüzde hemen hemen enerji yani atom olan her yerde, Kuantumdan bahsederiyoruz.

Makale Örnekleri – 4 (Bilimsel Makale)

Kan vermek, çoğu zaman insanların bazı soru işaretlerine sahip olmasına neden oluyor. Kan vermenin faydalarını ve zararlarını sorgulamaya başlıyor. Peki kan vermek hangi yönden faydalı ve hangi yönden zararlı. Gelin dilerseniz kan vermenin “can verme” olduğuna ama bu canı verirken kendi canınızdan olmama durumuna birlikte göz atalım!

Gözünüz biraz korktu değil mi? Ama korkmasın. Eğer doğru yöntemler ile kan verirseniz, kesinlikle karşıdakine can verirken size hiçbir şey olmayacak. Dahası, yenilenmiş gencecik alyuvarlarınız, sizlere şükranlarını sunacak. Kan verme, belirli periyotlarda ya da tek seferlik olmak üzere, vücudunuzdaki kan mikroorganizmaları olan alyuvar, akyuvar ve kan pulcukları (trombositlerden)’nı kan ihtiyacı olan kişiye verme işlemidir. Bu işlemi tabii ki siz kanı verdikten sonra, santrifüj makinası yapıyor. Santrifüj makinası, kan hücrelerini bu 3 ana yağı taşına dönüştürüyor. Ve kana ihtiyacı olan kişinin hücre çatlaması ya da hücre boğulması ile karşılaşmaması için bu yapı taşları, ihtiyaca göre veriliyor.

Kan verdikten kısa süre sonra kan şekeriniz düşebilir. Ve biraz soğuk hissedebilirsiniz. Ama bunlar tamamı ile beklenen ve olağan şeyler. Çok kısa bir süre ortamdan uzaklaşmadan dinlenmeniz ve şekerli gıdaları tüketmeniz, sizin bu durumu çabuk atlatmanızı sağlayacaktır. Bu sayede, hem hücreleriniz yeni kan hücreleri üretmek için daha aktif çalışacak ve bu da sizin için vücut içi bir spor etkinliği anlamına gelecektir. Spor faydalı öyle değil mi?

Makale Örnekleri – 5 (Edebi makaleler)

Tanzimat fermanı ile herkes yeniliklere ayak uydurmanın heyecanını yaşarken; bu dönemde edebiyat alanında önemli adımlar atmak isteyen Namık Kemal ve Ahmet Mithat Efendi gibi dönemin edebiyatçıları, hangi eserleri topluma kazandıracaklarını kara kara düşünmeye başlamışlardı. Namık Kemal, romantizmin kurucularından olmasından dolayı bu alanda “Vatan Yahut Silistre” ile döneme damga vurmuştu. Hemen arkasından Ahmet Mithat Efendi de kendisi ile özdeşleşen Eflatun Bey ve Rakım Efendi ile mükemmelliyetçi Divan şairini oynamaya çalışıyordu.

Gazel, kaside ve murabba bu dönemin en tipik yazın örnekleri olmuştu. Terkib-i Bend gibi önemli nazım şekilleri yine bu döneme rast gelir. Şinasi ve Ahmet Vefik Paşa’nın en çok tercih ettiği ve manzumelerini bu ölçülerde yazdığı nazımlar, gün gelecekti ki bir dönemin edebiyatçılarını, “Tarihin Edebiyatçıları” yapacaktı.

Makale Özellikleri Nelerdir?

1- Makalede ana düşünce net olarak fikirdir.

2- Makalede anlaşılır, açık ve net bir dil kullanılır.

3- Makaleler, belirli bir yazı topluluğu oluşturulduktan sonra kitap haline getirilebilir.

4- Makale hazırlanırken veya yazılırken konu sınırlaması yoktur.

5- Yazılan konu bilimsel bir şekilde incelenir.

6- Örnekleme, tanık gösterme, karşılaştırma gibi kavramlar kullanılabilir.

7- Yazar nesnel bir yaklaşımla ele alır. Konu sınırlaması yoktur.

8- Makaleler öğretmek için yazılır, yazar bilimsel, tutarlı ve tarafız bir üslup kullanmaktadır.

9- Makalenin maksadı, eleştiri, açıklama, tanıtım bilgi verme amaçlı olabilir.

10- Makaleyi yazan kişi fikirlerini belgeleri, dökümanlar ve inandırıcı araştırmalara değinmeye çalışır, okuyucuya bilgi vermesi amaçlanır.

11- Gazete ve dergilerde çeşitli medya aracılığı ile yayınlanabilir.

Türk Edebiyatında Makale

makale örnekleri

Makale özellikle gazetenin yayılması ile gelişmiştir. Türk Edebiyatı’nda Tanzimat Dönemi’nde ortaya çıkmıştır. Edebiyatımızdaki ilk makale bakıldığında ŞİNASİ’nin Tercüman- Ahval gazetesinde yazdığı Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi’dir. Ziya Paşa, Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi gibi yazarlarda bu türün gelişmesine katkı sağlamışlardır.

Makalenin Çeşitleri

Makaleler uzun veya kısa yazılabilir. Makale her konuda ayrım olmadan yazılabilir. Makalenin konuları sanatsal, felsefi, güncel ve bilimsel olabilir.Makaleler bakıldığında edebi makale ve mesleki makale olmak üzere iki grupta olabilir.

1- Mesleki Makale: Ekonomi, bilime dayalı, tıp, sosyoloji gibi mesleklerin çeşitli değişik konular olmak üzere makaleler olabilir.

2- Edebi Makale: Sanatla, Dil ve edebiyat olmak üzere gruplanabilir.

Makale İle Deneme Arasındaki Farklar?

Makale: Makaleyi yazan bilgilendirme amaç edindiği,öğretmeyi hedeflediği için belge, bilimsel gibi verilerle yazdıklarını kanıtlamaya gider. Makaleler, içerdikleri konuları belirleyen türe göre ayrılır. Mesela, müzik, tiyatro, resim gibi makalelere sanat makalesi, dini konular olursa dini makale ve askeri konulara değinir ise askeri makale denir.

Denemeci ise serbest olarak bulduğu konu üzerinde kendine ait kişisel görüş ve düşüncelerini okurlarıyla paylaşır ve düşündürme amacı taşır. Ayrıca yazınsal bir dil oluşturarak  toplumun neredeyse hepsine ulaşma amacı taşır.

Makale Nasıl Yazılır? Bilimsel Makale Nasıl Yazılır?

Makale Giriş Bölümü: Yazarın görüş ve düşünceleri yazının hemen girişinde olmalıdır. Makalenin en uzun olmayan kısa alanıdır. İyi bir giriş yapılabilirse makalenin genelinin çok iyi oluşmasını sağlayabilir.

Makale Gelişme Bölümü: Makale giriş bölümünde anlatılan konu açıklanır, makalenin amacı, belge ortaya konularak tezi savunulur ve antitezler engellenir. Ortaya konmak istenen fikrin ve delillerin oluşturulduğu bölümdür. Gelişme bölümü, fikirleri genişletilmesi ve desteklenmesi amaçlanır.

Makale Sonuç bölümü: aslında neredeyse özetleme diyebiliriz. Makalenin başında fikir, görüş, gelişme genel olarak yinelenir. Bakıldığında ana fikrin ve geliştirilen konunun hükme varıldığı sonuç bölümüdür. Makale örnekleri kısmına aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Makale Örnekleri

Makale örneği -1

makale örnekleri

Makale örneği -2

makale örnekleri

 


Trend içerikler

Yorumlar (0)

* Yorumların Onaylanması İçin Türkçe Yazım Kurallarına Dikkat Edin!