Meyve Ve Sebzeler Binlerce Yıl Önce Böyle Görünüyordu!

Ana Sayfa Haber Sağlık Meyve Ve Sebzeler Binlerce Yıl Önce Böyle Görünüyordu!
  

Okuma süresi : dakika


Şayet bir dilim karpuz yerden veya bir mısır koçanını elinize aldığınız zaman şunu aklınıza getirin: Hayatımızın olmazsa olmazı bu meyve ve sebzeler her zaman bu şekilde görünmüyordu.

Genetiği değiştirilmiş (yapısı ile oynanmış) gıdalar veya medyada sıkça adı geçen GDO’lar günümüzde bir çok hastalığın, yorgunluğun ve kronik diğer sıkıntıların kaynağı oluyor. Aslında bunların da yine sebebi biziz. Artan insan nüfusu ile besin ihtiyacı da arttı. Bu durum da insanoğlunun besinlerin genetik yapısını bozmasına sebep oldu.

GDO’lar, aslında yetiştiricilerin ihtiyacı olan spesifik özelliklerin bitkilere kazandırılması ile oluşuyor. Örneğin bir mısır bitkisinden 10 adet mısır alınabiliyorsa, genetik değişikliklerden sonra bu oran ciddi şekilde artabiliyor. Sonuçta verim artmış oluyor ancak ortaya çıkan ürün yüzünden insan sağlığı da ciddi tehlike artına giriyor. Sadece verimi artırmak için değil, ürünlerin dayanıklılığının artması da genetik değişiklikler ile sağlanabilen özelliklerden..

Bugün tükettiğimiz besinler, binlerce yıl önce de var olmalarına rağmen insanoğlu tarafından her zaman tüketilmiyordu. Zamanla tüketilebileceği ve faydalı olduğu öğrenilen besinler hem lezzet hem de görünüm bakımından bir takım değişikliğe uğradılar.

Bu yazımızda günlük hayatta hemen hemen her gün tükettiğimiz bazı sebze ve meyvelerin binlerce yıl önce nasıl göründüğüne bakacağız. Bir nevi besinlerimizin ataları ile tanışacağız 🙂 İşte besinlerin eski görünümleri;

Yabani Karpuz

Bu tablo 17. Yüzyıl başlarında çizildi ve Giovanni Stanchi’ye ait. Resimde ortadan ikiye ayrılmış bir karpuz detayı ilk bakışta dikkat çekiyor. Özellikle orta kısmında yer alan silindire benzer yapılar ve değişik tohum yerleşimi sebebiyle günümüzde alışık olduğumuz karpuz modelinden bir hayli farklı görünüyor.

Modern Karpuz

Zamanla insanlar kırmızı alanı geniş, az çekirdek içeren bir karpuz yemeyi istediler. Bu sayede karpuzun faydalanılabilecek yani yenilebilecek alanını arttırmış oldular. Yabani karpuzda ise işler tam aksi yönde değişiyor. Bolca çekirdek var ve tüketilecek alanı günümüz karpuzlarına göre biraz daha az. Bazı insanlar yukarıdaki yabani karpuz tasvirindeki karpuzun henüz olgunlaşmamış bir karpuza ait olduğunu düşünüyorlar ancak olgunlaşmamış bir karpuz içerisinde çekirdek veya tohum oluşumu gözlenmez. Yani tasvir, olgunlaşmış bir karpuza aittir.

Yabani Muz

İlk muzlara yaklaşık 7.000 – 10.000 yıl önce Papua Yeni Gine’de rastlandı. Daha sonrasında ise Güneydoğu Asya’ya doğru yayıldı.  Pastalarmıza tat katan, kimi zaman besleyici süt shake’lerimizde yer alan  “ modern muz “ bundan birkaç bin yıl önce iri ve sert tohumlar içeriyordu. İşte severek tükettiğimiz muzun “ yabani “ görünümü;

Modern Muz

Hibritleştirilmiş, kullanımı kolay, kavranabilir bir şekle sahip ve soyulabilir kabukları ile aslında modern ve lezzetli bir muz üretilmiş diyebiliriz. Tam da günümüz şartlarına uygun 🙂 Ataları ile karşılaştırıldığında şüphesiz ki muz bayağı bir yol almış görünüyor. Çünkü yabani muz, ayıklanması zor tohumlar içeriyordu ayrıca tadı da kötüydü. Ancak sağlıklı olması ve besin değerlerinin yüksekliği noktasında hangisinin öncü olacağı konusundaki yorumu size bırakıyoruz.

Yabani Patlıcan

Tarihte ilk Patlıcan’ın Çin bölgesinde yetiştirildiği öne sürülüyor. Bugün bildiğimiz mor renge sahip, parlak patlıcanlar binlerce yıl önce çok farklı görünüyordu. İlkel patlıcan türleri kısa ve top şeklindeydi. Ayrıca bitkinin gövdeye bağlandığı kısımlar dikenler ile sarılı durumdaydı.

Modern Patlıcan

O artık top şeklinde değil. Bir sebzeden çok meyveye benzemesine sebep olan ilginç renklerinden kurtuldu ve şuan mosmor 🙂 Ayrıca sebzenin gövdeye bağlandığı kısımda dikenler de yer almıyor ve içindeki tohumlar atalarına nazaran daha küçük.

Yabani Havuç

Bilinen en eski havuçlar İran ve Orta Asya taraflarında yetiştirilmiştir. İlk havuçların görünümüne bakarsak aslında bir havuçtan çok ağaç köküne benziyor. Pek yenecek tarafı da yok gibi duruyor. Zamanla beyaz renk veren pigmentlerini kaybettiler ve bugün salatalarımızı süsleyen turuncu renkteki hafif tatlımsı kök gövdeli besine dönüştüler.

Modern Havuç

Zamanla çiftçiler marketlerden satın aldığımız, düz şekilli, parlak, güzel renkli, dayanıklı olan havucu ürettiler.

Yabani Mısır

Mısır bitkisi binlerce yıl önce bu şekilde görünüyordu. Az taneli, ince ve verimsiz duruyor ancak tam bir karbonhidrat deposu, hem de kaliteli bir karbonhidrat.. Mısır bitkisine en büyük değişimi James Kennedy adlı bir kimya öğretmeni yaşattı. Bu kimya öğretmeninin çalışmalarından sonra tam bir tahıl olan mısır, patatese yakın bir besin haline geldi.

Modern Mısır

Modern mısıra değinmişken yazımızın ana akışına kısa bir ara vermek istedik. Günümüzde mısır bitkisi, 9,000 yıl önceki durumuna göre 1.000 kat daha büyük. Yetiştirilmesi, bakımı ve işlenmesi çok daha kolay. Ancak günümüzdeki mısırların hemen hemen hepsinin genetiği değiştirilmiş durumda. Gerçek mısıra ait tohumları maalesef yok ettik. Bugün cipslerin ham maddesi olan, yağı endüstriyel kızartma yağı olarak kullanılan, ununun bir çok yerde kullanıldığı mısırın posası bile hayvanlara yem olarak veriliyor. Ancak sağlık açısından tehlike saçıyor. İlk mısırlardaki şeker oranı %0.9 oranındayken, yaşanan bu değişimler sonrası şeker oranı yaklaşık 20 katına çıkmıştır.

Yabani Şeftali

Meyve ve sebzelerin yaşadığı ilginç değişimdeki en büyük paylardan birini de hiç kuşku yok ki şeftali almıştır. İlk defa Çin bölgesinde yaşayan yerliler tarafından yaklaşık olarak 4.000 yıl önce üretilmişti ve boyutu ancak bir kiraz kadardı. Ayrıca ilk şeftalilerin tatlı olmadığı ancak içerik açısından çokça zengin olduğu biliniyor.

Modern Şeftali

Binlerce yıldır çifçilerin yapmakta olduğu değişimler altında özünden iyice ayrılan şeftali, bugün 64 kat daha büyük. Çok daha tatlı bir tadı var ancak birim başına içerdiği faydalı besinler 27 kat daha düşük oranda. Yani basit bir hesapla binlerce yıl önce bir kilogram şeftalinin sağladığı vitamin, mineral vb. faydalı bileşenleri bugün almak isteseniz 27 kilogram şeftali yemeniz gerekir.

 

Besinlerin yaşadığı bu değişim ve GDO ve sağlığa etkileri konusu hakkındaki fikirlerinizi yorum sekmesini kullanarak bizlere iletebilirsiniz. Başka bir yazıda görüşmek dileğiyle.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Takip et  
Bildir