Anı (Hatıra) Nedir? Anı (Hatıra) Özellikleri

0
164

Anı (Hatıra) Nedir, Anı Nasıl Yazılır, Anı Örnekleri Nelerdir ?

Anı ya da bir diğer adı ile hatıra, hemen hemen hepimizin bildiği bir yazın türüdür. Edebi özelliğine değineceğimiz anının tüm yönlerini öğrenebileceğiniz bu yazımızda ayrıca; Anının özelliklerine de bir göz atacağız. Bildiğimiz şekli ile anı nedir, anı nasıl yazılıranı örnekleri nelerdir ve edebi tür olarak anı nedir gibi soruların cevabını arıyorsanız; lütfen yazımızı okumaya devam ediniz. İşte Anı ve özellikleri…

anı örnekleri

Anı (Hatıra) Nedir?

Esasında herkes kendince bir takım geçmiş hikayelere ve yaşanmış olaylara sahiptir. Ve olumlu ya da olumsuz olan bu olayları hikayeleştirerek anlatma yoluna başvurabilir. İşte bu anlatılan ve içerisinde duygu barındıran olaylar bütününe anı denir. Ama bizim burada temas edeceğimiz şey; toplumun tüm kesiminin sahip olduğu şeyin ötesine geçen yani bu durumun edebi anlam taşıdığı noktasıdır. Dolayısı ile yazımızın devamında bir edebi tür olarak anıya temas edeceğiz. Öyleyse Edebi tür olarak anı nedir?

Anı ya da bir diğer adı ile hatıra; toplumsal bir takım olayların veya bir takım  kişilerin hayatının bir bölümünü sanat değeri taşıyan bir üslupla toplumla paylaşmaya denir. Burada olayların ya da kişilerin sanatsal anlatım yolu ile konu edindiğine dikkat etmek gerekir. Aksi durumda biyografi ile pek de bir farkı kalmamış olacaktır.

Anıların tamamının ya da bir kısmının yazıldığı eserlere; anı defteri denir. Anı defteri genellikle kişinin kendi tuttuğu günlükler olabildiği gibi, bir başkası tarafından da tutulmuş günlük ya da notlar olabilir.

Anının Özellikleri Nelerdir?

Anılar yaşanmış tarihi gerçeklerin gün yüzüne çıkmasına ve öğrenilmesine katkı sağlar. Ve bu da bazı noktaların öğrenilme vaktinin geldiğini gösterir ki; belki de toplumun merak ettiği bir takım soruların da cevabı böylelikle verilmiş olur.

Aslında Anının bir diğer önemli bir özelliği ise; geleceğe dair öngörülerin paylaşılmasıdır. Gelecek kuşaklara ders ve nasihat bağlamında da anılara sıklıkla başvurulur. Ve ayrıca eleştiri ya da güzelleme gibi hedefleri de olabilir anının.

Anılar, olayların yaşandığı dönemde kolay kolay gün yüzüne çıkmaz. Etkisi bittikten sonra toplum ile paylaşılmasına dikkat edilir.

Anı Nasıl Yazılır?

anı örnekleri

Anılar Edebiyatçılar tarafında kaleme alındığında sanatsal ve edebi özellik taşır. Bu yüzden felsefi, dini, bilimsel ya da diğer amaçlar ile yazılmış anıların bu özelliğe uyması beklenmeyebilir. Genelde anılar belirli bir tarih kronolojisine göre ilerler. Ve her alıntının altına bir tarih konulur.

Anı yazılırken ufak çaplı hazırlıklar yapılmalıdır. Ve tüm olaylar bir anlam bütünlüğü içerisinde okuyucu ile paylaşılmalıdır.

Anı Örnekleri

Edebiyatımızda ve Batı Edebiyatında en önemli anı örneklerine gelecek olursak;  Sain-Simon’un kaleme aldığı ve önemli bir anı türü örneği olarak kabul edilen” Hatıralar”, bu türde harika bir örnek olarak kabul edilir. Yine buna ek olarak; Son yılların en gözde anı kitaplarından olan Rousseau’nun İtiraflar isimli anısı da bu noktada harika bir yapıt olarak kabul edilir.

Ziya Paşa ‘nın “Defter-i A’mâl” isimli kendi anılarının paylaştığı yazın türü bu bağlamda önemli bir örnek teşkil ederi.  Muallim Naci’nin  “Ömer’in Çocukluğu” adlı otobiyografi tarzı anısı da önemli bir anı örneğidir.  Ahmet Rasim’e ait olan ve büyük bir iç çekişmenin örneği olarak kabul edilen “Falaka” ve “Muharrir, Şair, Edip” adlı anısı da gerçekten okumaya değer gördüğümüz bir anı örneğidir.

Bunların yanı sıra Goethe’nin “Şiir ve Gerçek” isimli anısı da son zamanlarda tiyatral olarak işlenmektedir. Ve de Andre Gide’nin “Jurnaller ” isimli anısı da New York’un önemli Hollywood yapıtlarına konu olmuş bir anı türü örneğidir.

Anı Örneği 1

Ankara’da bir restaurant oturuyordum. Ahmet’in ilginç ve yavaş adımlarla restauranta doğru girdiğini gördüm. Uzaktan ona bağırdım. Masamıza geldi biraz konuştuk. Çok dertliydi anlatmaya başladı:

– Çok yorgunum Emre’cim çok yorgun bir türlü iş bulamadım. Bu yüzden hiç sorma canım inanılmaz sıkkın…

İşsizliğin nasıl bir  şey olduğunu çok çok iyi biliyordum. Samimiyetle sarıldım kendisine ve üzüntüyle:
 – Üzülme kardeşim, üzülme Ahmet’im ! Üzülme!
Daha sonra ona moral vermeye çalıştım:
 -Ama dedim, bu kadar  üzülme Ahmet’im , elbette bir çaresine bakarız. Üzülme Ahmet’im…
Ahmet’in yüzündeki burukluk  aniden kayboldu:
 Bizim Abdulvahap Bey’i aradık. Namı çok büyüktü Magosalı’ydı kendisini, çok babacan bir insandı, herkese iş bulma konusunda yardımcı olurdu, sonra yardımcı olabileceğini söyledi.
-Ahmet çok sevindi. Daha sonra beraber Magosalının yanına gittik. Ahmet’in işini çoktan ayarlamıştı. Detayları konuşmak için gittik ve Ahmet’in kafasına da yatmıştı ve Ahmet artık iş sahibi idi.

Anı Örneği 2 

Okul gezisi düzenlemeye karar vermiştik. Neredeyse bütün okul ile ormana gezmeye gitmiştik. Çoktandır bu geziyi hayal ediyorduk. Herkes çok heyecanlıydı, bazı arkadaşlarımız kek, bazıları ise pastalar, börekler getirmişti. Hep beraber güzelce bir piknik yapmıştık.
Hocalarımız değişik programlar hazırlamışlardır.
Bunlardan bazıları sessiz sinema idi. Çok çok eğlenmiştik. Daha sonra erkekler olarak biz futbol oynadık, kızlar yakar topu oynamışlardı, daha sonra hocalarda bize dahil oldu ve hep birlikte oynadık, ancak unutamadığım bir olay yaşandı, bir arkadaşımız ayağı taşa takılıp düştü, kafası taşa çarpmıştı ve çok ağlamaya başladı, kafası kanıyordu hemen oradaki hocalarımızdan biri yanında bulunan kolonya ve pamuk ile pansuman yapmıştı, ilk müdahale olarak kanı durdurmuştu ve hemen geziyi yarıda bırakmak zorunda kaldık, ilk olarak bir hastaneye gittik, arkadaşımıza tedaviyi uyguladılar ve biraz daha iyi olmuştu, bizim de günümüzün çoğu iyi geçmişti, bu tatsız olayda yaşanmasa idi, daha da güzel olacaktı.

Anı Örneği 3

Okulda dersteydim, bugün doğum günüm vardı. Akşam eve geldim ki ailem benden habersiz doğum günü hazırlamışlardı. Çok sevinmiştim pastalar, tatlılar, kolalar her şey çok güzeldi. Yalnız gecenin sonunda inanılmaz bir şey oldu.
Kardeşim biraz kafası kalındı, onunla fotoğraf makinesi için inatlaştık, makineyi o çekiştiriyordu, ben çekiştiriyordum, sonra üstüme doğru koşmaya başladı, bende kenara çekildim, kafasını gitti, masaya vurdu, kafası çok kötü kanamaya başladı, babam, annem çok telaşlandık, annem havlu basıyordu , kafasına ama kan durmuyordu, hemen babam arabayı hazırladı, 5 dakika içinde hastaneye gittik, doktorlar hemen ameliyatheneye aldılar, yarım saat geçmişti hala çıkmamışlardı, çok korkmuştum, kardeşim için dua ediyordum, daha sonra doktorlar çıktı, başarılı geçmişti, iyi dediler ve çok sevinmiştik, ama bir daha doğum günüm gelmesin bugünleri yaşamak istemiyordum.

Anı Örneği 4     Ünlülerin Anı Örnekleri

Müjde Ar

Kaşlarımı jiletle kazıdım, “Fatih Kız Lisesi’nde okudum. İnanılmaz başarılı bir öğrenciydim. Okulda dokuz aldığımda, kağıdımın onluk olduğuna inanıp, öğretmenle ile tartışmaya girer, kavga ederdim. O yıllarda aynaya fazla bakmazdım. Fakat arkadaşlarım yapsa da, ben kaşlarımı almazdım. Günlerden bir gün beden eğitimi öğretmenimiz, ‘Kaşlarını neden alıyorsun? diye söylendi. Daha sonra ki  gün protesto etmek için kaşlarımı, jiletle kazıyıp liseye öyle gittim. Deli unvanım buradan geliyor!”

İpek Tuzcuoğlu
Aşıdan çok korkardım, çok sakar idim. Okulda sürekli yere düşerdim. Bir gün zil çaldı, sınıfa çok hızlı koşarken bir arkadaşım beni itti. Ben demir parmaklıkların üzerine düşmüştüm. Her tarafım kan içinde kalmıştı. O günü hiç unutamam ve çok canım acımıştı. Bu arada bir de aşıdan çok korkardım ve sürekli okuldan kaçardım. Öğretmenlerimden bu sebepten ötürü çok azar işittim.
Mustafa Kemal Atatürk  -İzmir Suikastı –
İzmir’de yapılması planlanan o alçakça ve haince  suikastın sonuçsuz kalmasından sonra bir gün bize olayı anlatmıştı:
-Ziya Hurşit’in beni öldürmeye teşebbüs ettiği iki gariban adam vardı. Daha sonra sorguları yapıldıktan sonra, bunların birisini yanıma çağırdım. Odada kimse yoktu. Kendisine sordum ve dedim ki:
– Sen Mustafa Kemal’i öldürmeye teşebbüs eden sensin, öyle mi?
-Evet, dedi. Ben tekrar sordum:
-Mustafa Kemal ne yapmıştı ki onu öldürecektin?
– Çok Fena bir adammış. Memlekete çok fenalık yapmış. Sonra bize onu öldürmek için para da vereceklerdi.
– Sen Mustafa Kemal’i tanıyor musun?
-Hayır.
– O halde tanımadığın bir adamı nasıl öldürecektin?
-Geçerken işaret edecekler bu diye, Mustafa Kemal işte budur, diyeceklerdi. Biz de öldürecektik.
O zaman cebimdeki tabancayı çıkararak kendisine uzattım:
-Mustafa Kemal benim, haydi al eline tabancayı öldür dedim.
Adam benden bu karşılığı alınca adeta sudan çıkmış balığa döndü. Kısa bir süre garip garip yüzüme baktıktan sonra, diz üstü çökerek hıçkırarak ağlamaya başladı.
Yahya Galip KARGI

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here